Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe far

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği: “Taksi yaklaşırken farların ışıkları gittikçe güçlenerek yukarılara doğru tırmandı.” -N. Cumalı.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. Kadınların süs için göz kapaklarına sürdükleri çeşitli renkte boya, düzgün: “Uzun ve kıvırcık kirpiklerini göz kapaklarına kadar sürdüğü farla boyadı.” -C. Uçuk.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği.” Tren, lokomotifin iki iri, korkunç farıyla üstüme doğru hızla geliyor ve ben ne yazık ki artık duvara yapışmış kertenkele de değilim.” -Adalet Ağaoğlu, Gece Hayatım, 69. § “Hava serindi, ormanı cılızca aydınlatan birkaç araba farı ve fener ışığından başka ışık yoktu.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 295.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çamaşır kazanı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kekliğin boğazındaki kırmızı halka.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Fr. Otomobil, kamyon gibi nakil vasıtalarının önündeki kuvvetli lâmbalar

  • Türkçe Far

    Türkçe

    Osmanlıca


    Fr. Otomobil, kamyon gibi nakil vasıtalarının önündeki kuvvetli lâmbalar.

  • Türkçe Fâr

    Türkçe

    Osmanlıca


    Fâre, sıçan.

  • Türkçe fâr

    Türkçe

    Osmanlıca


    Fâre, sıçan

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe far

    İngilizce

    auto. headlight.

  • İngilizce

    (N.)
    headlight, headlamp, lamp, spotlight, eyeshadow

  • İngilizce

    headlight; eye shadow

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe far

    Almanca

    Scheinwerfer m

  • Almanca

    r Scheinwerfer.

  • Almanca

    Scheinwerfer [der]

  • Almanca

    Scheinwerfer

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe far

    Fransızca

    phare [le], feu [le], fard à paupières

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe far

    Arnavutça

    far

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce far

    İngilizce

    adj. distant; remote

  • İngilizce

    adv. distantly; from afar; considerably; very

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce far

    Türkçe

    (ADJ.)
    [fɑr /fɑː]
    uzak, ırak, öbür, öteki, mesafe katetmiş

  • Türkçe

    (ADV.)
    [fɑr /fɑː]
    uzak, uzağa, uzakta

  • Türkçe

    z. 1. -den uzak; uzağa; uzakta: He´s never journeyed far from Istanbul. İstanbul´dan uzağa hiç seyahat etmedi. They didn´t go far. Uzağa gitmediler. I saw her far in the distance. Ta uzakta onu gördüm. How far is it to Rİze from here? Rize buradan ne kad

  • Türkçe

    uzakta; uzaga; çok, pek çok, bir hayli,uzak; öte, daha uzaktaki, ötedeki, öbür

  • Türkçe

    uzak

  • Türkçe

    ırak (mes.)

  • Türkçe

    öbür

  • Türkçe

    öteki

  • Türkçe

    uzağa

  • Türkçe

    uzakta

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.